<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
	<channel>
		<title>Kızılötesi on UV lamba laboratuvar</title>
		<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/tags/k%C4%B1z%C4%B1l%C3%B6tesi/</link>
		<description>Recent content in Kızılötesi on UV lamba laboratuvar</description>
		<generator>Hugo</generator>
		<language>tr</language>
		
		
		
		
			<lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 19:07:46 +0800</lastBuildDate>
		
			<atom:link href="http://uv-lamp-lab.com/tr/tags/k%C4%B1z%C4%B1l%C3%B6tesi/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
			<item>
				<title>Kızılötesi fotobiyomodülasyonun diş mukoza iyileşmesinde uygulanması</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/application-of-infrared-photobiomodulation-in-dental-mucosal-recovery/</link>
				<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 19:07:46 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/application-of-infrared-photobiomodulation-in-dental-mucosal-recovery/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kızılötesi Işıkla Ağız Yaralarının Daha Hızlı İyileşmesine Yardım Etmek&lt;/strong&gt;&#xA;Hiç, inatçı ağız ülserleri veya leukoplaki yüzünden acı çeken bir hastayla karşılaştınız mı? Hepimiz bunu yaşadık. İşte burada kızılötesi (IR) ışığın devreye girdiği yerdir.&#xA;Bu, ağız için kullanılan sıradan bir ısıtıcı değildir. Aslında, belirli dalga boylarındaki ışığı yumuşak dokuların derinliklerine göndererek vücudun kendi onarım mekanizmalarını harekete geçirmeyi sağlar.&#xA;&lt;strong&gt;Nasıl çalışır?&lt;/strong&gt;&#xA;Sır şu: Işık, hücrelerin enerji üreten organları olan mitokondrilere ulaşır ve sitokrom c oksidaz enzimini aktive eder. Bu da ATP üretimini artırır. Basitçe söylemek gerekirse, bu işlem fibroblastlara ve epitel hücrelerine harekete geçmelerini ve yarayı kapatmalarını söyler. Kronik ülseri olan kişiler için bu yöntem gerçekten hayat kurtarıcıdır; iltihabı azaltır ve ağrıyı, sadece topikal jeller kullanmaktan çok daha hızlı bir şekilde ortadan kaldırır.&#xA;&lt;strong&gt;Doğru ayarların yapılması&lt;/strong&gt;&#xA;Güç konusunda dikkatli olmak gerekir. Eğer gücü çok düşük tutarsanız hiçbir şey olmaz; adeta bir el feneri gibi kullanmış olursunuz. Ancak gücü çok yüksek tutarsanız, ağızın hassas dokularını yakma riski olur. Biz cihazlarımızı 600nm ile 1000nm arasında bir aralıkta kullanıyoruz. Böylece ışık, yüzeyi yakmadan derin katmanlara ulaşır.&#xA;&lt;strong&gt;Gerçek dünyadaki zorluklar&lt;/strong&gt;&#xA;Hız ile güvenlik arasında her zaman bir denge kurmak gerekiyor. Hastayı daha hızlı iyileştirmek için yüksek yoğunluklu ışıklar kullanılabilir, ancak bu durumda cihaz aşırı ısınır. Ben genellikle darbeli verim modunu öneririm; bu sayede ısı kontrol altına alınır ve dokular zarar görmez.&#xA;Ayrıca cihazın boyutları da önemlidir. Eğer cihaz çok büyükse işe yaramaz; devasa bir probu hastanın ağzının derinliklerine sokmak mümkün değildir. Eğer probu yaranın yakınına getiremezseniz, etkinliğiniz düşer. Fizik kuralları böyledir… Ucu dokulara sıkıca temas ettirmek, tam etkiyi elde etmenin tek yoludur.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Kızılötesi Termal Enerjinin Dijital Diş Hekimliği İş Akışlarına Entegrasyonu</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-thermal-energy-into-digital-dental-workflows/</link>
				<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:35:49 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-thermal-energy-into-digital-dental-workflows/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Dijital diş hekimliğindeki eksik parça: Kızılötesi ışık&lt;/strong&gt;&#xA;Dijital diş hekimliği, “soğuk” işlemlerde oldukça etkilidir. Yani, bir parçayı tarayıp CAD programlarında tasarlayıp daha sonra da o parçayı işleyebilirsiniz. Ancak burada bir sorun var: Parça işlendikten sonra hâlâ “tamamlanmış” sayılmaz. İşlenmiş parça ile hastanın kullanımına uygun hale gelmiş protez arasında bir fark vardır.&#xA;İşte bu noktada kızılötesi ışık devreye girer. Bunu, tüm süreci bir arada tutan “termal yapıştırıcı” olarak düşünebilirsiniz.&#xA;&lt;strong&gt;Neden UV ışığı yeterli değil?&lt;/strong&gt;&#xA;Çoğumuz, sertleştirme işlemleri için UV ışığını kullanmaya alışkınız. Bu yöntem yüzeyler için uygundur; ancak UV ışığı kalın reçineler veya seramiklerin iç kısımlarına nüfuz edemez. Sadece yüzeyi etkiler.&#xA;Kızılötesi ışık ise farklıdır. Daha uzun dalga boyları kullanarak malzemenin iç kısımlarına nüfuz eder. Burada sadece ısı değil, aynı zamanda ikincil polimerizasyon sürecini tetiklemek ve işleme sırasında oluşan iç stresleri gidermek de önemlidir. Böylece parça sadece dışarıdan sertleşmiş gibi görünmez; gerçekten de sağlam hale gelir.&#xA;&lt;strong&gt;Dengenin sağlanması&lt;/strong&gt;&#xA;İşin zor kısmı şudur: Malzemeye doğrudan ısı uygulayamazsınız. Eğer fazla ısı uygularsanız, protezi bozabilir veya kenarlarını zarar verebilirsiniz. Bu yüzden “açma/kapama” özelliğine sahip cihazlar kullanılır. Bu cihazlar hızlı bir şekilde enerji üretir ve anında kapanır.&#xA;Güç seviyesine dikkat etmek gerekir. Küçük bir zirkonyum veya kompozit parçasına çok fazla enerji uygularsanız, mikro çatlaklar oluşur. Bu hassas bir işlemdir; kızılötesi ışıkla parçaya enerji verildikten sonra soğutma sürecinin tam zamanında gerçekleşmesi gerekmektedir.&#xA;&lt;strong&gt;İşi tamamlama&lt;/strong&gt;&#xA;Sonuç olarak, bir freze makinesi bir parça üretir; ancak kızılötesi ışık, gerçek anlamda bir protez oluşturur. Freze makinesinin yapamadığı son adımları kızılötesi ışık gerçekleştirir. Bu, zincirin son adımıdır. Bu termal enerji olmadan, yapısal bütünlüğün korunup korunmayacağı konusunda şansınıza güvenmek zorunda kalırsınız. Neden bunu şansa bırakalım ki?&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Diş PBM tedavisinde tedavi öncesi ve sonrası doğrulama için kızılötesi termografinin entegrasyonu</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-thermography-for-pre-and-post-treatment-validation-in-dental-pbm-therapy/</link>
				<pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:37:00 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-thermography-for-pre-and-post-treatment-validation-in-dental-pbm-therapy/</guid>
				<description>&lt;p&gt;Profesyonel PBM cihazlarını kullandığımızda, aslında belirli ışık dalga boylarını kullanarak diş dokusundaki hücrelere stres yapmayı bırakıp kendilerini onarmaya başlamalarını söylüyoruz. Bu harika bir teknoloji; ancak asıl zorluk şu: Bunun gerçekten işe yaradığını nasıl anlarız?&#xA;İşte burada kızılötesi termografi devreye giriyor. Onu adeta gözlerimiz olarak kullanıyoruz.&#xA;&lt;strong&gt;“Sıcak Noktaların” Belirlenmesi&lt;/strong&gt;&#xA;İltihaplanma durumunda bölge daha sıcak hale gelir. Diş etleri veya bağ dokuları tahriş olduğunda kan o bölgeye akar ve böylece bölge daha sıcak hale gelir. Kızılötesi sensörler bu durumu anında tespit eder.&#xA;Sorunun en şiddetli olduğu yeri tahmin etmek yerine, sıcaklık değerlerini ölçüyoruz. “Sıcak” olan iltihaplı bölgeyi çevresindeki sağlıklı dokularla karşılaştırarak net bir başlangıç noktası elde ediyoruz. Artık tahmin etmeye gerek yok. “Sanırım bu bölge biraz kırmızı görünüyor” demek yerine, somut verilere sahibiz.&#xA;&lt;strong&gt;Gerçekten işe yaradı mı?&lt;/strong&gt;&#xA;PBM’in amacı, bu iltihap tepkisini yatıştırmaktır. Bu yüzden bir seans sonrasında tekrar tarama yapıyoruz.&#xA;Eğer yüzey sıcaklığı düşerse, iltihabın azaldığını ve kan akışının stabilize olduğunu anlarız. Ekranda bu değişimi görmek rahatlatıcıdır. Ancak eğer sıcaklık değerleri değişmezse, dozajın yanlış olduğunu veya ışığın yeterince derine ulaşmadığını anlarız. Bu durumda hemen ayarlamalar yapabiliriz.&#xA;&lt;strong&gt;Zor kısım&lt;/strong&gt;&#xA;Bu sistem mükemmel değil. Bu sensörler son derece hassastır.&#xA;Klimanın üflediği hava veya hastanın kendi nefesi bile ölçümleri bozabilir. Eğer oda sıcaklığı sürekli değişiyorsa, veriler de değişecektir. Sadece hızlıca bir fotoğraf çekip işi bitirmek mümkün değil; gerçek veriler için sabit bir ortalama gereklidir.&#xA;Sonuç olarak, sensörler tedavi aracı değildir; sadece bir geri bildirim aracıdır. Bu sayede “Hasta kendini daha iyi hissediyor” şeklindeki ifadeler yerine ölçülebilir sıcaklık değerleri elde edilir. Böylece yoğunluğu anında ayarlayabilir ve tüm süreci daha hassas hale getirebiliriz.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Periodontit tedavisinde inflamasyonu artıran sitokinleri azaltmada kızılötesi ışık terapisinin mekanizması</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/mechanism-of-infrared-light-therapy-in-reducing-pro-inflammatory-cytokines-for-periodontitis-treatment/</link>
				<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:30:57 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/mechanism-of-infrared-light-therapy-in-reducing-pro-inflammatory-cytokines-for-periodontitis-treatment/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kemik iltihabını yatıştırmak için kızılötesi ışığın kullanımı&lt;/strong&gt;&#xA;Periodontit sorunu yaşıyorsanız, diş etlerinin temizlenmesi ve kök yüzeylerinin düzeltilmesi en etkili yöntemlerdir. Ancak dürüst olmak gerekirse, şişlikler devam edebilir. İşte bu noktada kızılötesi ışık devreye girer. Bu yöntem, derin temizliğin yerine geçmez; daha çok diş etlerinin daha hızlı sakinleşmesine yardımcı olan bir destek unsuru gibidir.&#xA;&lt;strong&gt;Nasıl çalışır?&lt;/strong&gt;&#xA;Kızılötesi ışığın özelliği, görebildiğimiz ışıklardan daha derine nüfuz edebilmesidir. Işık, diş eti dokusuna kadar ulaşır ve mitokondrileri etkiler. Bu fotonlar, hücrelerin daha fazla ATP üretmesini sağlar ve vücudu aşırı tepki vermekten alıkoyar. Özellikle TNF-α ve IL-1β gibi iltihaplanmayı tetikleyen maddelerin seviyesini düşürür. Bunlar, periodontal ceplerdeki dokuları tahrip eden zararlı maddelerdir. Böylece kronik iltihaplanma döngüsünü kesmemiz mümkün olur.&#xA;&lt;strong&gt;Şişliği kontrol altına alma&lt;/strong&gt;&#xA;Ben bu yöntemi ana tedavinin yanında kullanmayı tercih ederim. Kızılötesi ışık, bölgedeki kan akışını hızlandırır ve lenf akışını destekler. Böylece, sadece ilacın etki etmesini beklemek yerine, ödemler çok daha hızlı azalır. Derin temizlik sonrasında kızılötesi tedavi uygulandığında, diş etlerinin etrafındaki dokuların çok daha hızlı sıkılaştığını göreceksiniz. Bu yöntem oldukça etkilidir.&#xA;&lt;strong&gt;Ayarlar konusunda dikkat edilmesi gerekenler&lt;/strong&gt;&#xA;Ayarları maksimuma çıkarmak yeterli değildir. Eğer yoğunluk çok yüksekse, ağız içindeki hassas dokular zarar görebilir. Ama eğer yoğunluk çok düşükse, ışık periodontal ligamanlara ulaşamaz ve bu durumda sadece diş etlerine ışık tutmuş olursunuz. Önemli olan, güç ve süre arasındaki dengeyi bulmaktır. Genellikle dozu, periodontal cebin derinliğine göre ayarlarız. Böylece enerji, hedef hücrelere ulaşırken yüzeyin aşırı ısınmasını engeller. Biraz deneme gerektirir, ancak bu sayede tedavi etkili olur.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Endodontik tedavi sonrası periyapikal ağrının hafifletilmesinde kızılötesi termal terapi uygulaması</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/applying-infrared-thermal-therapy-for-post-endodontic-periapical-pain-relief/</link>
				<pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:22:52 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/applying-infrared-thermal-therapy-for-post-endodontic-periapical-pain-relief/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kök kanal tedavisinden sonra ortaya çıkan ağrılarla başa çıkma&lt;/strong&gt;&#xA;Hepimiz bunu yaşamışızdır. Bir hasta kök kanal tedavisi sonrasında odadan çıkar, ancak hâlâ o rahatsız edici ağrı ve şişlikle mücadele etmek zorunda kalır. Hastaların daha hızlı rahatlamasını sağlamak için hedefe yönelik kızılötesi ışık kullanıyoruz.&#xA;&lt;strong&gt;Nasıl çalışır?&lt;/strong&gt;&#xA;Kızılötesi lambaları, standart ısıtıcıların ulaşamadığı yerlere ısı göndermek için kullanabiliriz. Işık, yanak ve çene dokularının içinden geçerek derin dokuları ısıtır. Bu sayede kan damarları açılır. Daha fazla kan akışı sayesinde vücut, ağrıya neden olan iltihapları ve kirleri daha hızlı atabilir. Neredeyse kızılötesi spektrumunu tercih ediyoruz; çünkü bu spektrum kemikle doku arasındaki bölgeye ulaşır ki işte ağrının kaynağı tam da oradadır.&#xA;&lt;strong&gt;Doğru şekilde kullanım&lt;/strong&gt;&#xA;Sadece hastaya ısı uygulayıp en iyisini ummak yeterli değildir. Bu, hastanın cildinin zarar görmesine neden olur. Güvenliği sağlamak için zamanlayıcı ve mesafe kontrolü özelliklerine sahip cihazlar kullanıyoruz. Amacımız, deriyi yakmadan derin dokuları ısıtmaktır. Genellikle düşük güçlü, filtrelenmiş cihazlar kullanıyoruz ki ısı daha sabit ve yumuşak olsun.&#xA;&lt;strong&gt;Eksiklikler&lt;/strong&gt;&#xA;Bu bir sihirli değnek değildir. Eğer hastanın içi irin dolu, şiddetli bir apsesi varsa, ısı uygulaması durumu daha da kötüleştirebilir. Önce bunu kontrol edin. Eğer aktif iltihap varsa, kızılötesi cihazı kullanmayın.&#xA;&lt;strong&gt;Kurulum&lt;/strong&gt;&#xA;Klinikler için en iyi yanı, bu cihazların neredeyse hiç yer kaplamamasıdır. Tüm düzeninizi bozmadan neredeyse her ameliyathaneye yerleştirebilirsiniz. Birkaç ipucu: Işığın titrememesi için prizin stabil olmasına dikkat edin ve seans süresini 10-15 dakika olarak ayarlayın. Bu süre, ağız içinde aşırı ısınmaya neden olmadan işi bitirmek için yeterlidir.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Fotobiyomodülasyon PBM Kızılötesi Teknolojisi ile İşlem Sonrası İyileşmeyi Hızlandırma</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/accelerating-post-extraction-healing-via-photobiomodulation-pbm-infrared-technology/</link>
				<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 23:32:06 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/accelerating-post-extraction-healing-via-photobiomodulation-pbm-infrared-technology/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Diş çekimi sonrasında diş etlerinizin daha hızlı iyileşmesine yardımcı olmak&lt;/strong&gt;&#xA;Bazı insanların diş çekimi sonrasında birkaç günde iyileşirken, diğerlerinin ise bir hafta boyunca zorluk çekmesinin nedenini merak ettiniz mi? İşleri hızlandırmak için PBM (Fotobiyomodülasyon) adı verilen bir yöntem kullanıyoruz.&#xA;Adından dolayı yanıltılmayın; bu, ağzınıza yerleştirilen bir ısıtıcı değildir. Belirli kızılötesi ışınlar kullanarak diş eti dokularına küçük bir “biyolojik teşvik” sağlıyoruz ve böylece iyileşme sürecini hızlandırıyoruz.&#xA;&lt;strong&gt;Nasıl çalışır?&lt;/strong&gt;&#xA;Bunu, hücreleriniz için bir tür “enerji sağlama yöntemi” olarak düşünebilirsiniz. Işık, hücrelerinizin enerji üreten organelleri olan mitokondrilere ulaşır ve onların enerji üretimini artırır. Böylece kan akışı hızlanır. Daha fazla kan demek, yaraya daha fazla oksijen ve besin maddesinin ulaşması demektir. Sonuç olarak kanama daha erken durur ve diş eti de kendi başına iyileşeceğinden daha hızlı kapanır.&#xA;&lt;strong&gt;Pratik yönleri&lt;/strong&gt;&#xA;Işık enerjisini doğrudan diş çekimi bölgesine yönlendiriyoruz. Böylece küçük kan damarları harekete geçer ve ameliyat sonrasında yanakların şişmesi azalır. Bu sayede vücut “iltihaplanma” aşamasını atlayıp doğrudan “iyileşme” aşamasına geçebilir.&#xA;Elbette ayarları dikkatli yapmamız gerekiyor. Enerji seviyesini çok yüksek ayarlarsak, bu sadece ağız içindeki hassas dokuları rahatsız eder. Amacımız biyolojik bir tepki yaratmak, bronzlaşma sağlamak değil.&#xA;&lt;strong&gt;Gerçekler&lt;/strong&gt;&#xA;Unutmayın ki bu bir sihirli değnek değildir. PBM, ameliyatın temiz ve hastanın sağlıklı olduğu durumlarda en iyi şekilde işe yarar. Eğer kişide kontrol edilemeyen diyabet varsa veya ameliyat bölgesi kirliyse, ışık tek başına yeterli olmayabilir. Kötü bir diş çekimini düzeltemez; sadece iyi yapılan bir diş çekiminin etkinliğini artırır.&#xA;Ama işe yaradığında harika oluyor. Sizin için bu, daha az dinlenme süresi ve daha az ağrı anlamına gelir. Bizim için ise kurumuş diş etleri gibi acil durumlarla ilgili daha az ziyaret gerektirir. Herkes kazanır.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
			<item>
				<title>Yaşlıların bakımında diş hekimliği uygulamalarına kızılötesi fotobiyomodülasyonun entegrasyonu</title>
				<link>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-photobiomodulation-into-dental-practices-for-senior-care/</link>
				<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:34:39 +0800</pubDate>
				<guid>http://uv-lamp-lab.com/tr/posts/integrating-infrared-photobiomodulation-into-dental-practices-for-senior-care/</guid>
				<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Diş kliniğinizde kızılötesi terapiyi kullanmak (Özellikle yaşlılar için)&lt;/strong&gt;&#xA;Dürüst olalım: Diş tedavilerinin çoğu aslında sadece bozulan kısımları onarmakla ilgilidir. Ancak kızılötesi terapiyi kullanmaya başlarsanız, sadece “delikleri doldurmak” yerine ağız sağlığının bütün yönlerini göz önünde bulundurmaya başlamış olursunuz.&#xA;Yaşlı hastalar için bu oldukça önemlidir. Onların vücutları o kadar hızlı iyileşmez ve kronik iltihaplanma da sürekli bir sorundur. 660nm ile 850nm arasındaki dalga boylarındaki ışığı kullanarak dokuların derinliklerine ulaşabilir ve mitokondrilere gerekli olan enerjiyi sağlayabiliriz.&#xA;&lt;strong&gt;Nasıl çalışır?&lt;/strong&gt;&#xA;Yaşlı hastalarda diş etlerine giden kan akışı genellikle azalır. Kızılötesi ışık, nitrik oksit üreterek kan damarlarını açar ve böylece bu sorunu çözer. Bunun bir ısıtıcı cihaz olduğunu sanmayın; burada önemli olan, dokuların fotonları nasıl emdiğidir. Sabit bir güç çıkışı sağlayan güvenilir bir cihaza ihtiyacınız var. Bu çok önemlidir, çünkü yaşlı hastaların ağız mukozası genellikle daha ince ve hassastır; bu yüzden bölgenin aşırı ısınmasını istemezsiniz.&#xA;&lt;strong&gt;İş dünyası açısından&lt;/strong&gt;&#xA;Çoğumuz, hastayı içeri alıp işlemi yaparak onu göndermek şeklindeki işleyişe alışkınız. Ancak kızılötesi terapi bu durumu değiştiriyor. Tek seferlik bir ücret yerine, hastaların tekrar gelmesi için bir nedeniniz olur. Bu seansları düzenli diş eti bakımıyla birleştirebilir veya implant sonrası iyileşmeyi hızlandırmak için kullanabilirsiniz. Bu sayede kliniğiniz diğerlerinden farklılaşır. Komşu klinik sadece temel temizlikler yapıyorken, siz gerçekten sağlıklı bir deneyim sunuyorsunuz.&#xA;&lt;strong&gt;Uygulamanın gerçekleri&lt;/strong&gt;&#xA;Sadece odaya bir lamba koymak yetmez. Zamanlama her şeydir. Işığı çok uzun süre açık bırakırsanız, faydalar ortadan kalkar veya hasta rahatsız olabilir. Ekibinizin pozisyonlandırmayı doğru yapması gerekiyor. Eğer ışık hedeflenen bölgeye değil de yanaklara veya dudaklara isabet ederse, enerji boşa harcanmış olur.&#xA;İyi haber ise bu cihazların oldukça küçük olmasıdır. Odanızı yeniden düzenlemenize veya duvarları yıkmaya gerek yoktur. Sadece tedavi planında uygun bir yer ayırmanız yeterlidir. Böylece sıkıcı bir muayene, hastaların gerçekten beklediği değerli bir seansa dönüşür.&lt;/p&gt;</description>
			</item>
	</channel>
</rss>
